fbpx

Uludağ’da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri

Uludağ'da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri

Uludağ’da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri: Bu çalışmada, Uludağ’da 1987-1992 yıllarında meydana gelen 759 kayak yaralanması değerlendirildi. Yaralanmaların % 70.2’sinin yumuşak doku yaralanması olduğu, tecrübesizliğin, kiralık kayak kullanımının, iyi hava koşullarının yaralanmada rolü olduğu saptandı.

Yaklaşık 4000 yıllık geçmişi olan kayak başlangıçta taşıma amacıyla kullanılmış ve bilinen ilk kayak yarışması 1767’de Norveç’te düzenlenmiştir. Önceleri özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde yapılan bu spor, 1932’de Lake Placid/New York’da yapılan kış olimpiyatlarından sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde de yaygınlaşmıştır. Kayak yaralanmalarında; çevre koşulları, kullanılan malzeme ve kayakçının tecrübesi gibi etkenler rol oynar. Bu etkenlerden biri olan çevresel koşullar; karın kalitesi, hava koşulları, görüş mesafesi, kayma süresi ve kayma zamanıdır. Örneğin buzlu zeminde üst ekstremite ve kafa travmaları, yumuşak veya toz karda ise alt ekstremite, özellikle tibia ve diz yaralanmaları sıklıkla oluşur. Kullanılan malzemelerden bağlantıların düşme sırasında atmaması yaralanma olasılığını arttırır. Hauser kullanılan malzemelerde gerekli şartlar sağlandığında, özellikle alt ekstremite yaralanmalarının büyük oranda azaldığını saptamıştır. Araştırmalar tecrübesiz kayakçılarda yaralanma olasılığının tecrübelilere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Özellikle deneyimsiz kayakçılarda kar sapanı kayışlarda diz eklemi valgus, iç rotasyona zorlanmakta ve sonuçta medial kollateral bağlarda yaralanma meydana gelmektedir. Ülkemizde kayak yaralanmaları ile ilgili kapsamlı bir araştırmanın olmaması nedeniyle bu çalışma planlandı ve ülkemizin en yoğun kayak merkezlerinden birisi olan Uludağ’da 1987-1992 yılları arasında oluşan kayak yaralanmaları değerlendirildi.

Materyal

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Sabancı ilk Yardım Merkezine 1987-1992 yıllarında başvuran 759 olgu çalışma kapsamına alındı. Olguların 409’u erkek (%53.8), 350’si kadın (%46.2) idi. Yaralanan her kayakçıya aşağıda verilen anket soruları sorularak yaralanmalar kapsamlı olarak değerlendirildi.

Bulgular

Çalışmada yaralanmaların en sık 21 -40 yaş grubunda olduğu saptandı. Yumuşak doku yaralanmalarının %60.8’i diz ekleminde gözlendi. Kırıkların %62.6’sı alt, %37.4’ü üst ekstremitede saptandı.

Tartışma

Çalışmamızda, kayak yaralanmalarının erkeklerde daha sık görülmesi, diğer çalışma bulgularıyla oranları dışında uyum göstermektedir. Örneğin; bizde %53.8 olan erkeklerin yaralanma oranını Sahlin %67, Figueras %61 .7, Ungerholm %62 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda kadınlarda , erkeklere yakın oranda yaralanmaların görülmesi, toplumumuzda bu sporun kadınlar arasında da yaygınlaştığını göstermektedir. Yaralanmaların çoğunlukla 21-40 yaş grubunda görülmesi, kayak sporunun bu yaş grubunda daha yaygın olarak yapıldığını ortaya koymaktadır. Yaralanma etkenlerinden, kayak bağlantılarının düşme sırasında atmamasına bağlı olarak saptadığımız %56.9 oranındaki yaralanma oranı, Ungerholm ve Matter’in oranlarıyla yakınlık göstermektedir. Örneğin; bu oranı Ungerholm %57, Matter %64 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda, kiralık kayak kullanımına bağlı saptadığımız %64.9 oranındaki yaralanma oranı, ülkemizde kayak yaralanmalarında, bakımsız, uygunsuz kiralık kayak kullanımının önemli bir etken olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmamızda, yaralanmaların %86.8 gibi yüksek bir oranda tecrübesiz kayakçılarla görülmesi, diğer çalışma bulgularını desteklemektedir. Örneğin; bu oranı Johnson %93, Ungerholm ise %7S olarak bildirmiştir. Yaralanmaların daha çok (%8S.4) iyi hava koşullarında oluşma nedeninin, aşırı kalabalık pistlere, kayma süresinin artması ile dikkatin azalmasına ve gelişen fiziksel yorgunluğa bağlı olduğu kanısındayız. Beş yılı kapsayan çalışmamızda %70.2 oranında saptadığımız yumuşak doku yaralanması oranı, diğer çalışma bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Örneğin; bu oranı Johnson %76.6, Geyer %52, Matter %S1.4 olarak bildirmişlerdir. Yumuşak doku yaralanmalarının %60.8 oranında daha çok diz ekleminde gözlememiz, Geyer’in bulgusuyla uyum göstermektedir. Örneğin; Geyer bu oranı %63 olarak bildirmiştir. Yumuşak doku yaralanmalarının daha sık olarak diz ekleminde görülme nedenlerinin, iyi kayak malzemelerinin kullanılmamasına, özellikle tecrübesiz kayakçıların dizleri aşırı valgusa zorlayan kar sapanı tarzında kaymalarına bağlı olduğu kanısındayız. Kırıkların, daha sık olarak alt ekstremitelerde görülmesi (%62.6), diğer çalışma bulgularını desteklemektedir. Örneğin bu oranı Matter %86, Johnson %S8 olarak bildirmiştir. Kısa kayak botlarının neden olduğu klasik kayak kırığı olarak tanımlanan ve %22.3 oranında saptadığımız dış malle olfibula cisim kırık oranını, çalışmamızla uyumlu olarak Westlin %22, Matter %1 7 olarak vermiştir. Günümüzde kullanılan yüksek botlarda görülen tibia orta cisim kırığı oranı çalışmamızda %5O.9 olarak saptanmıştır. Matter bu oranı %65 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda alt ekstremiteye göre daha düşük oranda (%37.4) saptadığımız üst ekstremite kırık oranını, Johnson %42, Matter ise %14 olarak bildirmiştir. Bu farklı sonuçlara, hava ve pist koşullarının neden olduğu kanısındayız. Çalışmamızda özellikle omuz yöresini kapsayan ve %6 olarak saptadığımız çıkık oranı, Johnson’un sonuçlarını desteklemektedir. Örneğin; Johnson bu oranı %7.4 olarak vermiştir.

Sonuç

1. Tecrübesiz kayakçılarda, iyi hava koşullarında, kiralık kayak kullananlarda yaralanma olasılığı yüksektir.

2. Yaralanmalar daha çok düşme sonucu olmaktadır.

3. Yumuşak doku yaralanması en sık yaralanma türü olup, sıklıkla diz bölgesin de görülmektedir.

4. Kırıklar sıklıkla alt ekstremitede ve tibia orta cisimde oluşmaktadır.

Kaynak: Acta Orthop Traumatol Turc 27,107-109,1993

Öner Gedikoğlu, Ufuk Aydınlı, Ömer Faruk Bilgen, Bartu Sarısözen

Yorumlar;

Hakkımda

Prof.Dr. Ömer Faruk Bilgen 1957 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde doğdu. Evli ve 2 kız babası olan Prof.Dr. Ömer Faruk Bilgen 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.

Güncel Haberler

Takip Edebilirsiniz

Videolar