<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalça Çıkıklığı &#8211; Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</title>
	<atom:link href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikikligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.omerfarukbilgen.com</link>
	<description>Diz Protezi, Kalça Protezi, Ayak Protezi ve Omuz Protezi Ameliyatları, Protez Cerrahisi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 15 Nov 2020 04:48:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.2</generator>

<image>
	<url>https://www.omerfarukbilgen.com/wp-content/uploads/2019/12/cropped-ofb-logo-200x39-1-32x32.png</url>
	<title>Kalça Çıkıklığı &#8211; Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</title>
	<link>https://www.omerfarukbilgen.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bebeklerde Kalça Çıkıklığı Sıkça Sorulan Sorular</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikikligi-sikca-sorulan-sorular/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bebeklerde-kalca-cikikligi-sikca-sorulan-sorular</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2020 17:22:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makalemizde, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığı nedir?&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığına hangi bölüm bakar?&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığının tedavisi&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığı için risk faktörleri nelerdir?&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkığı nasıl anlaşılır? Nasıl teşhis edilir?&#8221;, &#8220;kalöa öıkığı olan bebekler nasıl yürür?&#8221;, gibi ebeveynlerin en çok merak ettiği temel soruların cevaplarını vereceğiz. Bebeklerde Kalça Çıkığı Nedir? Doğan bütün çocuklarda, ilk [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikikligi-sikca-sorulan-sorular/">Bebeklerde Kalça Çıkıklığı Sıkça Sorulan Sorular</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu makalemizde, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığı nedir?&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığına hangi bölüm bakar?&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığının tedavisi&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkıklığı için risk faktörleri nelerdir?&#8221;, &#8220;bebeklerde kalça çıkığı nasıl anlaşılır? Nasıl teşhis edilir?&#8221;, &#8220;kalöa öıkığı olan bebekler nasıl yürür?&#8221;, gibi ebeveynlerin en çok merak ettiği temel soruların cevaplarını vereceğiz.</p>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığı Nedir?</strong></h2>



<p>Doğan
bütün çocuklarda, ilk 1 ay içerisinde anneden geçen hormonların etkisiyle
kalçalarında bir gevşeklik söz konusu olmaktadır. Bu hormonların etkisi
geçince, stabil kalça denilen sağlam bir kalça ortaya çıkmaktadır.</p>



<p>Ancak
bazı hastalarda, kalça eklemini oluşturan femur başı ile onun çatısı asetabulum
arasında bir uyumsuzluk mevcuttur. Bu iki yapının gelişmesi için, kalça
ekleminin asetabulumun içinde olması gerekir. Eğer tarif edildiği şekilde bir
uyumsuzluk varsa, bunun mutlaka tespit edilerek tedavisi gerekir.</p>



<p>Kalça
çıkığı veya kalça displazisi durumlarında erken teşhis oldukça önemlidir. Eğer
bu rahatsızlık ilk 1 veya 1 buçuk ay içerisinde saptanabilirse, bazı önleyici
tedavi ile bu bozulma düzeltilebilir.</p>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığına Hangi Bölüm Bakar?</strong></h2>



<p>Önleyici
tedavi olarak çocukların doğar doğmaz bir çocuk doktoru tarafından muayene
edilmesi gerekir. Eğer kalça çıkıklığı şüphesi varsa, bu durumda bebeğin pediatrik
ortopedi ile ilgilenen bir ortopedi uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekir.</p>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığı Tedavisi</strong></h2>



<p>Bebekte
kalça çıkıklığına<strong> </strong>bir meyil varsa, ki bu meyilin ultrason ölçümleri
ile anlaşılabilecek birtakım kriterlere uyuyor olması gerekir, kalça abdüksüyon
cihazı ile bacakları açık pozisyonda tutarak tedavi edilebilir. Bacakların açık
pozisyonda tutulmasının gayesi, çıkmaya meyilli olan femur başının, aseetabulum
denen çatının içine iyi bir şekilde oturtulmasını sağlamaktır. Tedavi
geciktikçe yapılacak olan tedavinin boyutu değişmektedir. Zira ilk 6 ay ya da 1
yıla kadar belli cihazlarla bu bozukluk düzeltilebilirken, daha geç dönemlerde cerrahi
girişimlere ihtiyaç duyulabilmektedir. Bununla birlikte hastalık ne kadar geç
tespit edilirse, uygulanacak cerrahi işlemin boyutu da değişmektedir. Örneğin
9-10 aylık bir bebekte çok ufak yumuşak doku ameliyatı ile tedavi
sağlanabilirken, 1 yaşını geçen bebeklerde kemik düzeltici ameliyatlarla ancak
düzeltme sağlanabilmektedir.<strong></strong></p>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığı İçin Risk Faktörleri</strong> <strong>Nelerdir?</strong></h2>



<p>Bebeklerde
kalça çıkığı için risk faktörlerinin başında cinsiyet gelmektedir. Kalça
çıkığı, kız çocuklarında erkek çocuklardan 4-8 kat daha fazla görülmektedir.
Diğer risk faktörleri ise şunlardır:</p>



<ul><li>Anne karnındaki duruş bozukluğu. Özellikle makat
gelişli çocuklarda kalça çıkıklığı riski yüksektir.</li><li>Anne karnındaki hamilelik döneminde, oligohidramnioz
denilen amniyon sıvısının azlığı, kalça çıkığı açısından bir risk
oluşturmaktadır. Çünkü bu sıvının azlığı, bebeğin anne karnındaki duruş
pozisyonunu etkilemektedir.</li><li>Genetik yatkınlık da risk faktörüdür. Aile
fertleri arasında bu tür bir sıkıntı yaşamış bebekler, kalça çıkıklığı
açısından riskli gruba girerler.</li></ul>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığı Nasıl Anlaşılır? Bebeklerde Kalça
Çıkığı Nasıl Teşhis Edilir?</strong></h2>



<p>Fizik muayenede teşhis yapabilmek için, pili simetrisi
denilen, bacak arasındaki katlantıların birbirinden farklı olması durumu
kontrol edilir. Eğer bebeğe ultason yapılmadıysa, aileler genellikle bu şikâyet
ile hekime müracaat ederler.</p>



<p>Eğer bebek 6 aydan büyük değilse, Ortolani ve Barlow adı
verilen bazı testlerle kalça çıkıklığı tespit edilebilir. Bebeklerde kalça çıkığı
testi ile amaçlanan, çıkık olan kalçayı yerine oturtmak ya da çıkmaya meyilli
olan kalçayı çıkartıp tekrar yerine oturtmaktır.</p>



<p>Eğer bebek 6 aydan büyükse, bu durumda bacaklarda bir
kısalık durumu olup olmadığına bakılır. Eğer bebeğin bacaklarından biri diğerine
göre kısa ise ya da çıkıklığın olduğu taraftaki kalça hareketlerinin biraz daha
kısıtlı olduğu görülürse, kalça çıkığı teşhisi konmaktadır.</p>



<p>Biraz daha geç dönemde başvurulduğunda ise hem bacakta kısalık,
hem de yürüyüş bozukluğu olup olmadığı kontrol edilir ve kalça çıkıklığı
teşhisi konulur.</p>



<h2><strong>Kalça Çıkığı Olan Bebekler Nasıl Yürür?</strong></h2>



<p>Eğer kalça çıkıklığı tek taraflı ise, bacaklardan birisi
diğerine göre kısa olacağı için çocuk topallayarak yürür. Eğer kalça çıkığı
çift taraflı bacaklarda kısalık farkı olmayacağı için ördek şeklinde yürüme söz
konusudur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikikligi-sikca-sorulan-sorular/">Bebeklerde Kalça Çıkıklığı Sıkça Sorulan Sorular</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uludağ&#8217;da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/uludagda-kayak-yaralanmalari-ve-nedenleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uludagda-kayak-yaralanmalari-ve-nedenleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2020 17:14:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Kırığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3567</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uludağ&#8217;da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri: Bu çalışmada, Uludağ&#8217;da 1987-1992 yıllarında meydana gelen 759 kayak yaralanması değerlendirildi. Yaralanmaların % 70.2&#8217;sinin yumuşak doku yaralanması olduğu, tecrübesizliğin, kiralık kayak kullanımının, iyi hava koşullarının yaralanmada rolü olduğu saptandı. Yaklaşık 4000 yıllık geçmişi olan kayak başlangıçta taşıma amacıyla kullanılmış ve bilinen ilk kayak yarışması 1767&#8217;de Norveç&#8217;te düzenlenmiştir. Önceleri özellikle Kuzey [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/uludagda-kayak-yaralanmalari-ve-nedenleri/">Uludağ&#8217;da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Uludağ&#8217;da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri:</strong> Bu çalışmada, Uludağ&#8217;da 1987-1992 yıllarında meydana gelen 759 kayak yaralanması değerlendirildi. Yaralanmaların % 70.2&#8217;sinin yumuşak doku yaralanması olduğu, tecrübesizliğin, kiralık kayak kullanımının, iyi hava koşullarının yaralanmada rolü olduğu saptandı.</p>



<p>Yaklaşık 4000 yıllık geçmişi olan kayak başlangıçta taşıma
amacıyla kullanılmış ve bilinen ilk kayak yarışması 1767&#8217;de Norveç&#8217;te
düzenlenmiştir. Önceleri özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde yapılan bu spor,
1932&#8217;de Lake Placid/New York&#8217;da yapılan kış olimpiyatlarından sonra Amerika
Birleşik Devletleri’nde de yaygınlaşmıştır. Kayak yaralanmalarında; çevre
koşulları, kullanılan malzeme ve kayakçının tecrübesi gibi etkenler rol oynar.
Bu etkenlerden biri olan çevresel koşullar; karın kalitesi, hava koşulları,
görüş mesafesi, kayma süresi ve kayma zamanıdır. Örneğin buzlu zeminde üst ekstremite
ve kafa travmaları, yumuşak veya toz karda ise alt ekstremite, özellikle tibia
ve diz yaralanmaları sıklıkla oluşur. Kullanılan malzemelerden bağlantıların düşme
sırasında atmaması yaralanma olasılığını arttırır. Hauser kullanılan malzemelerde
gerekli şartlar sağlandığında, özellikle alt ekstremite yaralanmalarının büyük
oranda azaldığını saptamıştır. Araştırmalar tecrübesiz kayakçılarda yaralanma olasılığının
tecrübelilere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Özellikle
deneyimsiz kayakçılarda kar sapanı kayışlarda diz eklemi valgus, iç rotasyona
zorlanmakta ve sonuçta medial kollateral bağlarda yaralanma meydana
gelmektedir. Ülkemizde kayak yaralanmaları ile ilgili kapsamlı bir araştırmanın
olmaması nedeniyle bu çalışma planlandı ve ülkemizin en yoğun kayak
merkezlerinden birisi olan Uludağ&#8217;da 1987-1992 yılları arasında oluşan kayak
yaralanmaları değerlendirildi.</p>



<h2><strong>Materyal</strong></h2>



<p>Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Sabancı ilk Yardım Merkezine
1987-1992 yıllarında başvuran 759 olgu çalışma kapsamına alındı. Olguların
409&#8217;u erkek (%53.8), 350&#8217;si kadın (%46.2) idi. Yaralanan her kayakçıya aşağıda
verilen anket soruları sorularak yaralanmalar kapsamlı olarak değerlendirildi.</p>



<h2><strong>Bulgular</strong></h2>



<p>Çalışmada yaralanmaların en sık 21 -40 yaş grubunda olduğu
saptandı. Yumuşak doku yaralanmalarının %60.8&#8217;i diz ekleminde gözlendi.
Kırıkların %62.6&#8217;sı alt, %37.4&#8217;ü üst ekstremitede saptandı.</p>



<h2><strong>Tartışma</strong></h2>



<p>Çalışmamızda, kayak yaralanmalarının erkeklerde daha sık
görülmesi, diğer çalışma bulgularıyla oranları dışında uyum göstermektedir.
Örneğin; bizde %53.8 olan erkeklerin yaralanma oranını Sahlin %67, Figueras %61
.7, Ungerholm %62 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda kadınlarda , erkeklere yakın
oranda yaralanmaların görülmesi, toplumumuzda bu sporun kadınlar arasında da
yaygınlaştığını göstermektedir. Yaralanmaların çoğunlukla 21-40 yaş grubunda görülmesi,
kayak sporunun bu yaş grubunda daha yaygın olarak yapıldığını ortaya koymaktadır.
Yaralanma etkenlerinden, kayak bağlantılarının düşme sırasında atmamasına bağlı
olarak saptadığımız %56.9 oranındaki yaralanma oranı, Ungerholm ve Matter&#8217;in oranlarıyla
yakınlık göstermektedir. Örneğin; bu oranı Ungerholm %57, Matter %64 olarak bildirmiştir.
Çalışmamızda, kiralık kayak kullanımına bağlı saptadığımız %64.9 oranındaki
yaralanma oranı, ülkemizde kayak yaralanmalarında, bakımsız, uygunsuz kiralık
kayak kullanımının önemli bir etken olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmamızda,
yaralanmaların %86.8 gibi yüksek bir oranda tecrübesiz kayakçılarla görülmesi,
diğer çalışma bulgularını desteklemektedir. Örneğin; bu oranı Johnson %93,
Ungerholm ise %7S olarak bildirmiştir. Yaralanmaların daha çok (%8S.4) iyi hava
koşullarında oluşma nedeninin, aşırı kalabalık pistlere, kayma süresinin artması
ile dikkatin azalmasına ve gelişen fiziksel yorgunluğa bağlı olduğu
kanısındayız. Beş yılı kapsayan çalışmamızda %70.2 oranında saptadığımız
yumuşak doku yaralanması oranı, diğer çalışma bulgularıyla benzerlik
göstermektedir. Örneğin; bu oranı Johnson %76.6, Geyer %52, Matter %S1.4 olarak
bildirmişlerdir. Yumuşak doku yaralanmalarının %60.8 oranında daha çok diz
ekleminde gözlememiz, Geyer&#8217;in bulgusuyla uyum göstermektedir. Örneğin; Geyer
bu oranı %63 olarak bildirmiştir. Yumuşak doku yaralanmalarının daha sık olarak
diz ekleminde görülme nedenlerinin, iyi kayak malzemelerinin kullanılmamasına,
özellikle tecrübesiz kayakçıların dizleri aşırı valgusa zorlayan kar sapanı
tarzında kaymalarına bağlı olduğu kanısındayız. Kırıkların, daha sık olarak alt
ekstremitelerde görülmesi (%62.6), diğer çalışma bulgularını desteklemektedir. Örneğin
bu oranı Matter %86, Johnson %S8 olarak bildirmiştir. Kısa kayak botlarının
neden olduğu klasik kayak kırığı olarak tanımlanan ve %22.3 oranında saptadığımız
dış malle olfibula cisim kırık oranını, çalışmamızla uyumlu olarak Westlin %22,
Matter %1 7 olarak vermiştir. Günümüzde kullanılan yüksek botlarda görülen
tibia orta cisim kırığı oranı çalışmamızda %5O.9 olarak saptanmıştır. Matter bu
oranı %65 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda alt ekstremiteye göre daha düşük oranda
(%37.4) saptadığımız üst ekstremite kırık oranını, Johnson %42, Matter ise %14 olarak
bildirmiştir. Bu farklı sonuçlara, hava ve pist koşullarının neden olduğu
kanısındayız. Çalışmamızda özellikle omuz yöresini kapsayan ve %6 olarak
saptadığımız çıkık oranı, Johnson&#8217;un sonuçlarını desteklemektedir. Örneğin;
Johnson bu oranı %7.4 olarak vermiştir.</p>



<h2><strong>Sonuç</strong></h2>



<p>1. Tecrübesiz kayakçılarda, iyi hava koşullarında, kiralık kayak kullananlarda yaralanma olasılığı yüksektir.</p>



<p>2. Yaralanmalar daha çok düşme sonucu olmaktadır.</p>



<p>3. Yumuşak doku yaralanması en sık yaralanma türü olup, sıklıkla
diz bölgesin de görülmektedir.</p>



<p>4. Kırıklar sıklıkla alt ekstremitede ve tibia orta cisimde oluşmaktadır.</p>



<p><strong>Kaynak:</strong> Acta Orthop Traumatol Turc 27,107-109,1993 </p>



<p>Öner Gedikoğlu, Ufuk Aydınlı, Ömer Faruk Bilgen, Bartu Sarısözen</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/uludagda-kayak-yaralanmalari-ve-nedenleri/">Uludağ&#8217;da Kayak Yaralanmaları ve Nedenleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğumsal Kalça Çıkığının Total Kalça Protezi İle Tedavisi</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/dogumsal-kalca-cikiginin-total-kalca-protezi-ile-tedavisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dogumsal-kalca-cikiginin-total-kalca-protezi-ile-tedavisi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2020 16:44:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Total Kalça Protezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğumsal Kalça Çıkığının Total Kalça Protezi İle Tedavisi: Asetabulumun femur başını örtme yetersizliğinden tam çıkığa kadar geniş bir yelpazeyi içeren, çocukluk döneminde tedavi uygulanmış veya uygulanmamış doğumsal kalça displazisi veya çıkığı, sekonder osteoartrit oluşumunda etkili en önemli faktörlerden birisidir. Bu olgularda, endikasyonu ileri derecede ağrı ve buna bağlı günlük aktiviteleri yapamama olan total kalça protezi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/dogumsal-kalca-cikiginin-total-kalca-protezi-ile-tedavisi/">Doğumsal Kalça Çıkığının Total Kalça Protezi İle Tedavisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doğumsal Kalça Çıkığının Total Kalça Protezi İle Tedavisi: Asetabulumun femur başını örtme yetersizliğinden tam çıkığa kadar geniş bir yelpazeyi içeren, çocukluk döneminde tedavi uygulanmış veya uygulanmamış doğumsal kalça displazisi veya çıkığı, sekonder osteoartrit oluşumunda etkili en önemli faktörlerden birisidir. Bu olgularda, endikasyonu ileri derecede ağrı ve buna bağlı günlük aktiviteleri yapamama olan total kalça protezi (TKP) uygulamalarında teknik güçlükler ve komplikasyonlar, standart uygulamalara göre daha fazladır. Anatomik bozuklukları fazla olmayan doğumsal kalça displazili olgularda total kalça protezi uygulamasında önemli sorunlar yaşanmaz iken, ileri derecede displazili veya çıkıklı olgularda asetabuler veya femoral rekonstrüksiyonla ilgili sorunlar artmakta ve çözümleri güçleşmektedir. Ülkemizde standart total kalça protezi uygulamalarındaki artışa parelellik göstererek kalça displazili veya çıkıklı olgularda da total kalça protezi uygulamaları artmıştır. Bu nedenle çalışmada, bu olgulardaki; sınıflama, ameliyat öncesi değerlendirme, ortaya çıkan teknik güçlüklerin çözümündeki yaklaşımlar ve total kalça protezi uygulamalarının sonuçlarını literatür incelemesi ile sunulması amaçlandı.</p>



<h2><strong>Anatomi</strong></h2>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında anatomik
bozukluklar displazi veya çıkığın şiddetine ve önceden geçirilmiş ameliyatlara
bağlı olarak yumuşak doku ve kemik yapıda değişiklikler gösterir. Bu
değişiklikler klinik ve radyolojik olarak belirlenip, ameliyat sırasında dikkat
edilmesi bu olgulardaki başarılı sonucu olumlu yönde etkiler. Sublukse
olgularda, asetabulum sığ, geniş ve ovaldir. Anteromedial duvarı ince ve
yetersiz iken posterior bölümünde oldukça iyi kemik stoğu vardır. Yüksek
çıkıklı olgularda ise aynı taraf pelvis bölümü diğer tarafa göre daha küçüktür.
Küçük ve atrofik olan asetabulumun tüm duvarları ince ve yumuşak olup birçok
olguda anteversiyonu artmıştır. Femurda anatomik bozukluk olarak; kısa boyun,
küçük baş, boyun cisim açısında artma, belirgin anteversiyon ve büyük
trokanterin posteriorda yer alması ile birlikte isthmus bölgesinde medüller
kanal ince, düz ve dardır. Sugano ve arkadaşlarının çalışmalarında displastik
femurun proksimal bölgesinde antero posterior çapın, mediolateral çaptan büyük
olduğunu bildirmişlerdir. Kemik yapıdaki anatomik bozuklukların sonucu yumuşak
dokularda da sekonder değişiklikler gelişir. Femurun proksimale yer değiştirme
derecesine bağlı olarak hamstring, adduktor, quadriceps adaleleri kısalır ve
ilipsoas tendonunun yönü değişir. Asetabulum kenarından başlayan ve femur boynu
distal bölümü etrafında sonlanan kalınlaşmış eklem kapsülü iliopsoas adalesinin
basısı ile kumsaati görünümünü alır. Siyatik sinir ve a. profunda femoriste
lokalizasyon değişikliği olabilir ve ameliyat sırasında (özellikle ekstremite
uzatılması sırasında) direkt travmaya uğrayabilir.</p>



<h2><strong>Sınıflama</strong></h2>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında antomik
bozuklukların derecesinde farklılıklar bulunması, bu olgulardaki total kalça
protezi uygulamalarında seçilecek cerrahi yönteme yardımcı olması, klinik ve
radyolojik sonuçların değerlendirilmesinde ve literatürde bildirilen sonuçların
tartışılmasında standart oluşturması için birçok sınıflama yapılmıştır.
Literatürde en sık kullanılan sınıflamalar Crowe ve arkadaşları, Hartofilakidis
ve arkadaşları, Eftekhar’ın yaptığı sınıflamalardır.</p>



<p>Crowe ve arkadaşları, femur başının proksimale yer
değiştirmesini radyolojik olarak 4 gruba ayırarak kalçaları sınıfladıkları ve
femur başı yüksekliğinin normalde pelvis yüksekliğinin %20’si kadar olduğunu
belirledikleri çalışmalarında; normal olarak aynı seviyeden geçmesi gereken teardropları
birleştiren horizontal çizgi ile femur baş-boyun birleşme yerinde belirlenen
yükseklik değişikliklerini ölçerek, bu uzaklığın pelvisin veya femur başının
yüksekliğine oranı hesaplanarak gruplandırmalarını yapmışlardır &nbsp;Grup I’de femur başının proksimale yer
değiştirmesi pelvis yüksekliğinin %10’undan daha az olup, subluksasyon derecesi
femur başı yüksekliğinin %50’sinden daha azdır. Grup II’de femur başının
proksimale yer değiştirmesi pelvis yüksekliğinin %10-15’i kadar olup,
subluksasyon derecesi femur başı yüksekliğinin %50-75’idir. Grup III’de femur
başının proksimale yer değiştirmesi pelvis yüksekliğinin %15-20’si kadar olup
subluksasyon derecesi femur başı yüksekliğinin %75-100’ü kadardır. Grup IV’de
femur başının proksimale yer değiştirmesi pelvis yüksekliğinin %20’sinden fazla
olup femur başı yüksekliğinin %100’ünden daha fazladır.</p>



<p>Hartofilakidis ve arkadaşları, kalça displazisi ve çıkıklı
olguları; displazik, subtotal dislokasyon ve total dislokasyon olarak üç gruba
ayırmışlardır. Displazik grupda asetabulum, yetersiz olup iç bölümünde gelişen
osteofit nedeni ile sığ hale gelmiştir. Subtotal dislokasyon grubunda; femur
başı, gerçek asetabulumun üst bölümü ile ilişkisi olan yalancı asetabulumda
yerleşmiştir. Asetabulum dar ve derinliği az olup antero-posterior segmental
yetersizliği vardır. Bu olguların birçoğunda asetabuler anteversiyon artmıştır.
Total dislokasyon grubunda ise; femur başı asetabulumun süperoposterioruna yer
değiştirerek iliak kanadın altına gelir. Gerçek asetabulumun tüm kenarları
yetersiz olup oldukça dar, aşırı antevert ve yetersiz derinliktedir.</p>



<p>Eftekhar yaptığı sınıflamasında; doğumsal kalça displazisi
ve çıkığı olgularını 4 gruba ayırmıştır. Grup A’da; asetabulum displazik olup
süpero-inferior bölümü hafifçe uzamıştır. Femur başında bazı deformasyonlar
bulunabilir. Grup B’de; gerçek asetabulum rudimanter veya az gelişmiş olup
asetabulumun yüksekliği orta derecededir. Grup C’de ise; Grup B’den farklı
olarak yüksekte yalancı asetabulum vardır. Grup D’de femur başı asetabulumun
tamamen dışında olup ileum ile ilişki yoktur. Doğumsal kalça displazisi veya
çıkığı olgularının sınıflamasında sık kullanılan bu sınıflamaların içerisinde
Crowe ve arkadaşlarının yaptığı sınıflama kantitatif ve uygulaması en kolay
olanıdır.</p>



<h2><strong>Hastanın Değerlendirilmesi ve Ameliyat Öncesi Planlama</strong></h2>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında total
kalça protezi uygulaması hastalığın şiddetine, sekonder osteoartritik
değişikliklere, kemik stoğun kullanılabilirliğine, hastanın yaşı ve fonksiyonel
beklentisine bağlıdır. Birçok hastada belirgin aksama, alt ekstremite uzunluk
farkı, bel ve diz ağrısı olmasına karşın, birincil semptom kalça ağrısıdır.
Bazı olgularda ilk bulgu olarak aşırı kompansatuar lomber lordoz sonucu bel
ağrısı ortaya çıkabilir. Ağrı total kalça protezi uygulamasında en önemli
endikasyon olup, ameliyat öncesi konservatif yöntemlerle tedavisi denenmelidir.
Bilateral kalça çıkıklı birçok olgu aşırı aksama bulgusuna karşın çok şikayetçi
olmadıkları ağrı ile yaşamlarını fonksiyonel olarak devam ettirebilirler. Crowe
tip II ve tip III olgularda, tip I ve tip IV olgulara göre degeneratif
değişiklikler ve semptomlar erken dönemde başlayarak daha genç yaşta total
kalça protezi uygulama gereği ortaya çıkar. Ameliyat öncesi hastaların
nörolojik, vasküler veya protez uygulaması ile ilgili komplikasyonlar yönünden
ve ekstremite uzunluk farkının veya aksama bulgusunun tamamen
düzelemeyebileceği konusunda uyarılması gereklidir.</p>



<p>Ameliyat öncesi planlamada ekstremite uzunluk farkının
giderilmesi için yapılacak ölçüm ve cerrahi uygulama kararının doğru
verilmesinde; pelvik tilt, lumbosakral fleksibilite, kalça ekleminin sabit
deformiteleri ve gerçek veya görünen uzunluk farkının tespit edilmesi oldukça
önemlidir. Daha önce geçirilmiş ameliyatlar veya uygulamaların bilinmesi,
cerrahi yaklaşım yönünün belirlenmesine ve yumuşak doku disseksiyonunun güç
olabileceğinin göz önüne alınmasına yardımcı olur. Bu ameliyatların kalça
displazili veya çıkıklı olgularda uygulanan total kalça protezi sonuçlarına
etkisi açık değildir. Periasetabuler osteotomiler asetabuler örtünmeyi
artırarak asetabuler komponentin örtünmesi için gerekli kemik stoğun oluşmasına
yardımcı olur. Önceki ameliyata ait implant varlığı oldukça önemli olup, femur
proksimalinde büyüme sonucu kemik içerisine gömülen implantların çıkarılması
ile ameliyatın morbiditesinde artış olabilir. Implantın çıkarılabilmesi için
metal kesme cihazı, çeşitli uç özelliklerinde tornavida, vida çıkarıcısı,
yüksek devirli tur gibi aletlere gereksinim olabilir. Bazı yazarlar femoral
osteotomi sonrası total kalça protezi uygulamalarında komplikasyon ve revizyon
oranının yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Boos ve arkadaşları, bu olgularda
ameliyat süresinin uzun, cerrahi disseksiyonun güç olduğunu belirtirken,
komplikasyon oranında primer olgulara göre artış olmadığını bildirmişlerdir.</p>



<p>Ameliyat öncesi planlama, uygun ekipman oluşturulması ve
protez temini için oldukça önemlidir. Asetabulum ve femurun radyolojik değerlendirilmesinde
standart olarak kullanılan ön-arka pelvis ve kalça grafisiyle birlikte
asetabuler kemik stoğun yeterliliğini daha iyi değerlendirmek için Judet
grafisi de çekilebilir. Ayrıca komputerize tomografi incelemesi, femoral
anteversiyon ve asetabuler örtünme derecesi hakkında bilgi edinmek için
kullanılabilir. </p>



<p>Kim ve arkadaşları çalışmalarında, dislokasyonun redükte
edilip edilemediğini belirlemek ve böylece ameliyat sırasında ortaya
çıkabilecek sorunlar hakkında bilgi edinmek için kurbağa pozisyonunda yan grafi,
yüksek çıkıklı olgularda yumuşak dokulardaki anatomik bozuklukların
değerlendirilmesinde ise MRI kullandıklarını belirtmişlerdir. Kalça displazisi veya
çıkığı olgularında kullanılacak protezin seçiminde veya uygulanmasında
değişikliklerin yapılabileceği göz önüne alındığında ameliyat öncesi protez
setinin hazırlığının önemi ortaya çıkmaktadır. Asetabulumun
rekonstrüksiyonunda; küçük asetabuler komponent kullanılarak, komponentin
gerçek asetabuluma yerleştirilmesi ve femur başının asetabuler komponente
destek olması için greft olarak kullanılabileceği gibi çok önemli faktörlerin
dikkate alınması ve bu yönde hazırlıkların yapılması ameliyatın başarısında
önemlidir. Femurun rekonstrüksiyonunda ise, meduller kanalın darlığı, önceden
geçirilmiş ameliyatlar ve ekstremite uzunluk farkını gidermek için kısaltma
osteotomisi yapılabileceği düşünülerek; küçük düz stemli femoral komponent, 22
mm büyüklüğünde baş ve bunun için 22 mm iç çapı olan polietilen komponent ve
osteotomi yapabilecek materyalin bulunması gereklidir.</p>



<h2><strong>Ameliyat Tekniği</strong></h2>



<h3><strong>Cerrahi Yaklaşımlar</strong></h3>



<p>Kalça displazisi veya subtotal çıkıklı olgularda
anterolateral veya posterolateral yaklaşımlar kullanılırken yüksek çıkıklı ve
kısaltma osteotomisi veya abduktor mekanizmanın onarılması gereken olgularda,
transtrokanterik veya subtrokanterik yaklaşımlar kullanılabilir.
Transtrokanterik yaklaşım; femur cismine kolayca ulaşılarak osteotomi
yapılmasına veya önceki ameliyatlarda kullanılan implantların çıkarılmasına,
asetabulumun iyi bir şekilde ortaya konulmasına ve femur başının greft olarak
kullanılmasında kolaylık temin eder. Ayrıca trokanterik parçanın proksimale
veya distale yer değiştirmesine olanak sağlayarak, ekstremite uzunluk farkının
giderilmesine ve abduktor mekanizmanın oluşturulmasında yardımcı olur.
Subtrokanterik yaklaşımda ise, transtrokanterik yaklaşımda olduğu gibi
osteotomi sonrası proksimal parça süperior veya anteriora kaydırılarak
asetabulumun yeterli şekilde ortaya konulması temin edilebilir. Anatomik kalça
merkezi elde edilen olgularda, transtrokanterik yaklaşım sonucu oluşabilecek
trokanterik kaynamama ve aşırı yer değiştirme sorununu önlemek için
subtrokanterik yaklaşım tercih edilmelidir.</p>



<h3><strong>Asetabulumun Rekonstrüksiyonu</strong></h3>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında ameliyatın
en önemli bölümü asetabuler rekonstrüksiyon olup, asetabuler komponentin
laterale yerleştirilmeden yüksek yerleşimi kabul edilmesine karşın, mümkün
olduğunca gerçek asetabuluma yerleştirilmesi önerilmektedir. Delp
çalışmalarında asetabulumun yukarı yerleşimi sonucu oluşan abduktor güç
yetersizliği, femoral komponent boyunun uzatılması ile kompanse edilip
giderilirken, süperolateral yerleşimde kompanse edilemediğini bildirilmektedir.
Bazı olgularda asetabuler komponent gerçek asetabuluma konulurken, pubis ve
iskion kolları arasındaki kemik stoğun kullanılması, asetabuler komponentin
süperior bölümüne destek olması için gerçek asetabulumun süperior bölümündeki
(yalancı asetabulumun inferior bölümü) skleroze subkondral kemiğin korunmasının
komponent stabilitesi için önemlidir.</p>



<p>Paavilainen olguluk çalışmasında asetabuler komponenlerin
21’ini (%31.3) gerçek asetabuluma, 46’sını (%68.7) gerçek asetabulumun biraz
aşağısına yerleştirildiğini belirtmiştir. Asetabuler komponentin kabul
edilebilir kemik örtümünü elde edebilmek rekonstrüksiyonun en önemli
aşamasıdır. Asetabuler komponentin gerçek asetabuluma yerleştirilmesinde kabul
edilebilir kemik örtümü yeterli stabilitenin temini için oldukça önemli olup,
çimentolu veya çimentosuz (poroz yüzeyli ve vida tesbitli) birçok uygulamada bu
gereklilik; küçük asetabuler komponent kullanılması, derin reamer yapılması
veya medial kortekste kontrollü kırık oluşturulması ile protezin medializasyonu
temin edilerek sağlanabilir.</p>



<p>Bunların yanı sıra özellikle Crowe tip III ve bazı tip II ve
IV olgularda asetabulumun yetersiz süperoposterior bölümüne femur başı otogreft
olarak kullanılır veya asetabuler kompomentin gerçek asetabulumun bir miktar
yukarısına yerleştirilmesi gerekebilir. Doğumsal kalça çıkığı veya displazili
olgularda asetabuler komponentin olabildiğince gerçek asetabuluma
yerleştirilmesi; yeterli abduksiyon gücü elde ederek pelvisi dengede
tutabilmek, ekstremite uzunluk farkını giderebilmek ve özellikle çimentosuz
uygulamalarda protezin kabul edilebilir stabilitesi için önerilmektedir.
Çimentolu asetabuler komponent uygulamalarının sonuçları yaşlı kişilerde
çimentosuz uygulamalara benzer sonuçlar verirken, gençlerde çimentosuz
asetabuler komponent uygulama sonuçları daha iyidir.</p>



<h3><strong>Asetabuler Komponentin Yüksek Yerleştirilmesi (Yüksek
Kalça Merkezi)</strong></h3>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında,
asetabuler komponentin gerçek asetabuluma yerleştirilemediği durumlarda kalça
rotasyon merkezindeki değişiklikler kalça biomekaniğini önemli düzeyde
değişikliğe uğratarak, yapılan rekonstrüksiyonun dayanıklılığını olumsuz yönde
etkileyecektir. Johnston ve arkadaşları matematik model geliştirerek yaptıkları
çalışmalarında; kalça eklemine gelen kuvvete, kalça merkezi anterior, inferior
ve özellikle mediale doğru yer değiştirdiğinde belirgin azalma olurken,
lateral, posterior ve süperiora olan yer değişikliklerinde ise önemli derecede
artış ortaya çıktığını belirtmişlerdir.</p>



<p>Delp ve arkadaşları geliştirdikleri üç boyutlu kompüterize model
ile yaptıkları çalışmalarında; kalça merkezinin süperiora yer değiştirmesinin
abduktor güç üzerindeki olumsuz etkisinin femur boynunun uzatılması ile
kompanse edilirken, süperolateral yer değişiminde kompanse edilemeyeceğini
göstermişlerdir. Yapılan klinik çalışmalarda asetabuler komponentin anatomik
yerleşimi elde edilemeyecek olgularda, lateral yerleşim olmaksızın süperior
yerleşiminin iyi sonuçları bazı yazarlar tarafından bildirilmiştir.</p>



<p>Russotti ve Harris, sadece süperior yer değişikliği olan
olgularında komponent gevşemesinin kalça merkezinin yüksek olmasıyla
ilişkisinin olmadığını bildirdikleri 37 olguluk çalışmalarında, 1’ine revizyon
uyguladıkarı 6 (%16) olguda asetabuler gevşeme bildirmişlerdir.</p>



<h3><strong>Asetabuler Komponentin Kemik ile Örtünmesi</strong></h3>



<p>Asetabuler komponentin %70-80’inin sağlam asetabuler kemik
ve geriye kalan %20-30’unun da morsalize otogreft veya allogref ile örtümünün
temin edilmesinin uygun olduğu önerilmektedir. Bazı yazarlar ise asetabuler
komponentin %75-80’inin asetabuler kemik tarafından örtünmesi halinde anterior
ve posterior kemik stok yeterli stabiliteyi temin edebiliyorsa destek için
greft kullanmaya gerek olmadığını bildirmişlerdir.</p>



<p>Linde çalışmasında asetabuler komponentin gevşemesinde belirleyici
faktörleri; çıkığın derecesine bağlı olarak gelişen lateral kemik desteğin
olmaması ve asetabuler komponentin gerçek asetabuluma göre yüksek
yerleştirilmesi olarak bildirmiştir. Süperolateral örtünme yetersiz olduğunda;
asetabuluma gelen kuvvet posterosopestor bölümde yoğunlaşır kemik çimento veya
kemik asetabuler komponent arasında olumsuz etki yapar. Asetabuler komponentin
%20-30’undan daha fazlasının asetabuler kemik ile örtünmediği durumlarda femur
başı asetabuler komponente destek için greft olarak kullanılabilir. </p>



<p>Greftin asetabuler komponenti örtme miktarı oldukça önemli
olup, bu oran %50’den daha fazla olmamalı ve hatta %40’ı geçmemelidir.
Asetabuler komponentin greftle örtüm oranı arttıkça protezin gevşeme oranı da
artmaktadır</p>



<p>&nbsp;Mulory ve Harris’in
serisinde çimentolu asetabuler komponentin greftle örtümü %40 veya daha fazla
(%40-70) olan olgularında gevşeme oranı %67 iken, greftle örtünmenin %40 veya
daha az (%20-40) olduğu olgularda bu oran %21 olarak belirtilmiştir.</p>



<p>Iona ve Matsuno 20 olguluk çimentolu asetabuler komponent
uyguladıkları çalışmalarında greft örtümünü ortalama %26 (%11-39) ve gevşeme
tesbit edilen üç olguda ise greft örtümünü %28 olduğunu belirtip, gevşeme ile
greft örtümü arasında anlamlı ilişki olmadığını belirtmişlerdir. Morsi ve arkadaşları
asetebuler komponentin 13’ü çimentolu (ortalama takip 9.7 yıl), 17’si
çimentosuz (ortalama takip 6.6 yıl) uygulanan total kalça protezi olgularının
radyolojik incelenmesinde greft örtümünü ortalama %28 (%20-40) olarak belirtip
çimentolu grupta 2 (%15.4), çimentosuz grupta ise 1 (%5.8) olguda gevşeme
nedeni ile revizyon uygulandığını belirtmiştir.</p>



<p>Hasegawa ve arkadaşları ortalama 58 ay takipli
çalışmalarında, çimentosuz asetabuler komponentin greft ile örtümünün ortalama
%27 (%14-44) olduğunu ve gevşeme ile ilgili sorun gelişmediğini
bildirmişlerdir.</p>



<h3><strong>Küçük Asetabuler Komponent Kullanılması</strong></h3>



<p>Asetabuler kemik stok korunarak, asetabuler komponentin
yeterli kemik örtümünü elde edebilmek amacı ile çimentolu veya çimentosuz küçük
asetabuler komponent kullanılması önerilmektedir. Asetabuler kemik stoğu
yetersizliği çok fazla olmadığında, asetabulum apeksinin lateral kenarın
süperiorunda olduğundan emin olunması asetabuler komponentin laterale
yerleştirilme riskini azaltır ve komponentin mediale yerleştirilmesine kolaylık
sağlayarak lateral duvarın korunmasını temin eder. Medializasyon için aşırı
reamer, kemik stoğu azaltarak komponentin aksiyel migrasyonuna, pozisyonunun
kaybına ve asetabulemda kırıklara neden olur. Çimentolu veya çimentosuz
asetabuler komponent kullanıldığında, yeterli polietilen kalınlığı olabilmesi
için femoral başın 22 veya 26 mm olarak kullanılması uygun olacaktır. Sochart
ve Porter66 60 olguluk 20 yıllık takibi olan çalışmalarında 43 (%72) olguda 38
mm veya daha küçük çimentolu asetabuler komponent kullandıklarını ve 22 (%37)
olguda revizyon uyguladıklarını bildirmişlerdir. Sochrat ve Porter uzun dönem
(244 ay) total kalça protezi sonuçlarını bildirdiği çalışmasında 44 doğumsal
kalça displazisi ve çıkıklı olgunun 60 kalçasının 43’ünde (%72) küçük (38 mm)
çimentolu asetebuler komponent kullandığını, Bobak ve arkadaşları ise 45
olguluk çalışmalarında gerçek asetabuluma yerleştirdikleri çimentolu asetabuler
protezlerin 31’inin 40, 5’inin 43, 9’unun 38 mm olduğunu belirtmişlerdir.
Hasegawa ve arkadaşları çimentosuz total kalça protezi uyguladığı 25 olguluk
çalışmasında kullanılan asetabuler komponent büyüklüğünü 44-52 mm arasında
bildirirken tercih edilen büyüklüğün 46 mm olduğunu, Cameron ve arkadaşları
ise, 71 olguluk çalışmalarında kullandıkları en büyük asetabuler komponentin 48
mm olduğunu bildirmişlerdir.</p>



<h3><strong>Asetabulum Medialinde Kontrollü Kırık Oluşturulması
(Kotiloplasti)</strong></h3>



<p>Asetabuler komponentin gerçek yerine konulmasında yetersiz
kemik stoğun oluşturacağı sorunun çözümlenmesinde, asetabulumun medial duvarında
kontrollü kırık oluşturularak komponentin medialize edilmesiyle kemik örtümü ve
stabilitenin artırılması önerilmektedir. Çimentolu veya çimentosuz asetabuler
komponent yerleştirilmeden önce asetabulumun kontrollü kırık oluşturulan medial
duvarı greftle desteklenmelidir. Asetabuler komponentin mediale
yerleştirilmesine olanak sağlayan bu yöntemde; komponentin anterior ve
posterior örtünmesi temin edilirken asetabulumun merkezi biraz aşağıya yer
değiştirebilir.</p>



<p>Hartofilakidis ve arkadaşları çalışmalarında, en az 2 en çok
15 yıllık takibi olan 86 olgunun 81’inde (%94) çok iyi ve iyi sonuç aldıklarını
ve sadece 2 olguda asetabuler revizyon uyguladıklarını bildirmişlerdir.
Sağkalım oranını ise 5 yıllık takipte %100, 10 yıllık takipte %93 olarak
belirtmişlerdir. Kotiloplasti tekniğini kullanarak, Symenoides ve arkadaşları
çimentolu, Paavilainen ve arkadaşları çimentosuz uygulama yaptıkları
olgularında iyi sonuç aldıklarını bildirmişlerdir.</p>



<h3><strong>Femoral Rekonstrüksiyon</strong></h3>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında, femoral
rekonstrüksiyon femoral hipoplazi, dar medüller kanal, gelişimsel ve rotasyonel
bozukluklar ve geçirilmiş subtrokanterik veya intertrokanterik osteotomiler
nedeni ile oldukça zordur. Ayrıca, kalça redüksiyonu elde edebilmek ve ekstremite
uzunluk farkını giderebilmek için kısaltma osteotomisi gereken olgularda,
osteotomi yerinin, şeklinin, kısaltma miktarının belirlenmesi de standart
primer total kalça protezi uygulamalarına göre teknik güçlükler oluşturmaktadır.
Önceden femoral osteotomi uygulanmış olgularda, femoral stemin uygun pozisyonda
yerleştirilebilmesi için düzeltici osteotomiler gerekebilir. Dar femoral
kanalın hazırlanması veya çimentosuz protez yerleştirilmesi sırasında femur
proksimal bölgesinde kırık veya perforasyon olasılığı gözönünde bulundurularak
çok dikkatli olunmalıdır. Bazı olgularda femoral kanal darlığı nedeni ile
femoral komponent yerleştirilemediğinde femur proksimalinin 8-10 cm’lik
bölümünde antero-posterior doğrultuda fissür hattı oluşturularak gerekli yer
temin edilebilir. Fissür hattı greftle desteklenerek stabilitesi için vida ile
tesbit gerekir. Femurun anatomik yapısı nedeniyle birçok olguda metafizer
osteotomi sonrası küçük, kısa, düz stemli çimentolu veya çimentosuz femoral
komponent doğrudan femur şaftı içerisine yerleştirilerek rekonstrüksiyon temin
edilebilir.</p>



<p>Crowe ve arkadaşlarıadaşları, Crowe tip I, tip II, tip III
olgularda normal ölçülerde üretilmiş küçük femoral komponentlerin, Crowe tip IV
olgularda ise femurun kalkar bögesini içeren boyun kesimi yapılarak, medial
kenarı küçültülmüş, dar ve düz femoral komponentlerin kullanılmasıyla
rekonsrüksiyonun yapılabileceğini bildirmişlerdir. </p>



<p>Asetabuler komponent gerçek asetabuluma yerleştirildiğinde
kalça redüksiyonunun temini ve ekstremite uzunluk farkını giderilebilmesi için
birçok olguda femoral kısaltma osteotomisi gerekmektedir. Osteotomiler,
rotasyon deformitesinin düzeltilmesine ve femurda kısalık oluşmasına karşın alt
ekstremitede uzunluk elde edilmesine olanak sağlar. Rotasyon deformitesi
(anteversiyon) 40°’den fazla olduğunda kısatma osteotomisi gereği olmasa bile
rotasyon deformitesinin düzeltilmesi için osteotomi uygulaması veya özel
yapılmış implantlar kullanılması önerilmektedir. Femoral kısaltma osteotomisi
trokanterik veya subtrokanterik bölgeden yapılabilir. Subtrokanterik osteotomi
step-cut, Chevron veya oblik osteotomi şeklinde olabilir. Subtrokanterik
osteotomi; femurun yapısını normale daha yakın hale getirilmesine, metafizyel
bölgede daha iyi fiksasyon temin edilmesine ve çok ince femur medullası olan
bazı olgularda o bölümün çıkarılmasına olanak sağladığı için son yıllarda
trokanterik osteotomiye tercih edilmektedir. Genel olarak, siyatik sinir
hasarına neden olabileceği için ekstremite uzatılmasının 4 cm’den fazla
olmaması önerilmektedir. Hartofilakidis siyatik sinirde oluşabilecek hasarı
önlemek için, ameliyat sonrası rutin olarak kalça ve diz ekleminin birkaç gün
süreyle 25-30° fleksiyonda tutulmasının uygun olacağını belirtmiştir. Cameron
ve arkadaşları çimentosuz total kalça protezi uyguladıkları 71 olguluk
çalışmalarında sadece 2 olguda (Crowe tip IV) femoral komponentte poroz yüzeyli
olmayan bölgede düşük dereceli radyolusensi ve 1 olguda femoral, 2 olguda ise
siyatik sinir tutulumu geliştiğini bildirmiştir. Subtrokanterik femoral
osteotomi sonrası kısaltma osteotomisinin miktarına karar vermek için
rekonstrüksiyonu tamamlanan asetabuler komponente deneme protezi yerleştirilmiş
proksimal femur redükte edilir ve osteotomi distaline traksiyon uygulanarak
prosimal bölgenin distaline gelen bölümü belirlenir. Daha sonra ostetomi
yapılır ve femoral komponent yapılan hazırlığa göre çimentolu veya çimentosuz
olarak uygulanır. Osteotomi sonrası ortaya çıkan femur parçaları osteotomi
bölgesine, tel veya kablo yardımı ile tesbit edilerek vaskülarize otogeft
olarak kullanılabilir.</p>



<p>Woolson ve Harris çimentolu total kalça protezi uygulanan 55
olguluk çalışmalarında ortalama 4.8 yıllık takipte 4 olguda (%7) femoral
komponentte gevşeme bildirmişlerdir. Sochart66 ortalama 244 aylık takibi olan
çimentolu total kalça protezi uygulanan 60 doğumsal kalça çıkığı olgusunda 74
çimentosuz total kalça protezi olgusunun ortalama 7.2 yıllık takibinde,
olguların 1’inde enfeksiyon 3’ünde asetabuler gevşeme nedeni ile revizyon
uyguladıklarını ve femoral komponentle ilgili komplikasyon olmadığını
bildirmişlerdir.</p>



<p>Hasegawa çalışmasının komplikasyonlarını belirtiği bölümünde
çimentosuz komponentle ilgili bir sorundan bahsetmemiştir. Matsui ve arkadaşları
çimentosuz (tüm yüzeyi poroz kaplı) total kalça protezi uyguladıkları 51
olgunun değerlendirmeye aldıkları 47’sinin 5-9 yıllık takibinde %63 çok iyi,
%37 iyi sonuç ve asetabuler komponent etrafında osteolizis tesbit etmez iken
femoral komponent etrafında 1 olguda osteolizis tesbit ettiğini bildirmiştir.</p>



<p>Osteotomi sonrası kalça abduktor mekanizmasının yeniden
oluşturulması ameliyatın başarısı ve kalça fonksiyonlarının kazanılması için
oldukça önemlidir. Trokanterik osteotomi sonrası trokanterin mobilizasyonu; çok
iyi kapsüler gevşetme, m. Iliopsoas ve m.gluteus maksimus insersiosu
değiştirilerek yapılır ve abduksiyonda fiksasyon yapılarak hastanın üç ay yük
vermemesi ve aktif abduksiyon yapmaması önerilir. Subtrokanterik osteotomi
yapıldığında genellikle reduksiyon için abduktor adele grubu ve trokanterik
bölgeye gevşetme için müdahele etmeye gerek kalmaz. Bazı olgularda femoral
kısaltma osteotomisi sonrası kalça redüksiyonu elde edilemediğinde; abduktor
adele tendonlarına z-plasti veya ileum kanadına yapışma yerlerinden
serbestleştirme yapılarak boyları uzatılabilir. Böyle olgularda ameliyat
sonrası kalçada stabilite sorununu önlemek için 6 hafta süreyle kalçanın tesbit
edilmesi gereklidir. Anatomik olarak trokanteri çok küçük veya parçalı
olgularda, osteotomi sonrası trokanterin redüksiyonu elde edilemediğinde,
trokanterin tensor fasia lata’ya tespit edilmesi uygun olur. Bu durumda çok iyi
ve uzun süreli rehabilitasyon gerekir.</p>



<h2><strong>Komplikasyonlar</strong></h2>



<p>Displazi veya çıkığın derecesinin total kalça protezi uygulama
sonuçlarına etkisi çok açık olmayıp, genelde dislokasyon derecesi yükseldikçe
kalça değerlendirme puanında düşme, revizyon ve ameliyat komplikasyonlarında
artma olduğu belirtilmektedir. Cameron ve arkadaşları, Crowe ve arkadaşlarının
yaptığı sınıflamanın, sonuçlara etkisini inceledikleri, ortalama 3.5 yıl takibi
olan 71 kalça displazili olgu ve 22 kontrol grubunu içeren prospektif
çalışmalarında, Crowe tip I ve kontrol grubu olgular arasında klinik, fonksiyonel
sonuçlar ve komplikasyonlar açısından anlamlı farklılık olmadığını
göstermişlerdir. Buna karşın Crowe tip IV olguların 1’inde femoral, 2’sinde
siyatik sinir hasarı, 1’inde femoral kırık ve 1’inde osteotomi bölgesinde
bozulma gibi komplikasyonların geliştiğini ve bunların Crowe tip II ve tip III
olgulardakinden anlamlı ölçüde fazla olduğunu belirtmişlerdir. Sochart ve
Porter66 ise 244 ay takibi olan 60 olguluk çalışmalarında elde edilen
sonuçların Crowe sınıflamasına göre değerlendirilmesinde olgular arasında
farklılık olmadığını belirterek, asetabuler komponentin 10 ve 25 yıllık
sağkalım oranını sırasıyla %97 ve %58, femoral komponentin sağ kalım oranını
ise %97 ve %54 olduğunu bildirmişlerdir.</p>



<p>Numair ve arkadaşları 182 total kalça protezi uygulanan
olgularının ortalama 9.9 yıl takibinde Crowe tip IV (46 olgu) olgularda
asetabuler komponentte %17, Crowe tip I-II-III (136 olgu) olgularda ise %10
revizyon bildirirken, femoral komponentte sadece 5 (%3) olguda revizyon
uyguladıklarını ve bunun dislokasyon derecesi ile arasında ilişki olmadığını
belirtmişlerdir.</p>



<p>Cameron ve arkadaşları çalışmalarında Harris kalça
değerlendirme kriterlerine göre Crowe tip II ve tip III olgularda %75, tip IV
olgularda %59 çok iyi sonuç bildirmiştir. MacKenzie ve arkadaşları en az 10 en
çok 21 yıl takibi olan 59 olguluk çalışmalarında Crowe tip II’de 2, tip III’de
3 olguda revizyon gerektirmeyen asetabuler gevşeme ve tip IV’de 2’sine revizyon
uygulanan 4 olguda gevşeme olduğu belirtmiştir.</p>



<p>Sinir hasarı primer TKP uyugulanan olgularında %0.5-2 iken
(75-80) doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında %3-15 olarak
bildirilmektedir. Sinir hasarının oluşmasını önlemek için ekstemitenin uzatma
miktarında farklı görüşler vardır.</p>



<p>Garvin ve arkadaşları ekstremite uzatılmasının 2 cm ile
sınırlanmasının sinir hasarını önlemek için uygun olacağını belirtmelerine
karşın Nercessian ve arkadaşları ekstremite uzatılmasının femur boyunun %10’u
kadar olmasının sinir hasarı yönünden güvenli olabileceğini bildirmişlerdir.
Cameron ve arkadaşları total kalça protezi uygulanan 106 olgunun incelenmesinde
3’ü femoral 3’ü siyatik sinir tutulumu olan olguların hepsinde ekstremite
uzatılmasının 4 cm’den fazla olduğunu tesbit etmişlerdir.</p>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında total
kalça protezi uygulaması sonrası dislokasyon oranı %511’e kadar yükselmektedir.
Trokanterik nonunion oranı ise en yüksek, %10-29 olarak tespit edilmiştir. Total
kalça protezi uygulaması sonrası en sık dislokasyon nedeni olarak; trokanterik
nonunion, asetabuler komponentin yükseğe yerleştirilmesi veya aşırı medializasyonu
sonucu oluşan impingement gösterilmektedir. Kalçanın fleksiyon ve iç
rotasyonunda femoral komponent asetabulumun ön bölümüne, ekstansiyon ve dış
rotasyonda ise iskium ve asetabulumun posterior bölümüne temas ederek
dislokasyona neden olur. Bu durumun önlenmesi için; femoral komponentin ofset’i
artırılabilir veya rectus femoris adelesinin gevşetilmesi, anterior inferior
iliac çıkıntının veya iskium’un femoral komponente temas eden bölümünün
rezeksiyonu gerekebilir.</p>



<p>Femur proksimal bölümünün hazırlanmasında kırık veya
meduller kanalda perforasyon oluşabilir18,88. Proksimal femurda oluşan kırık
tel veya kablo yardımı ile greftli veya greftsiz, meduller kanalda oluşan
perforasyon ise perforasyon bölgesinin distaline geçen uzun stemli femoral
komponent veya tel veya kablo yardımı ile greft kullanılarak onarılabilir.</p>



<p>Ameliyat sonrası kalça abdüksiyon mekanizması yeterince
onarılamayan olgularda Trendelenburg bulgusu devam eder5. Fredin ve arkadaşları
ortalama 7.5 yıl takibi olan 21 olguluk çalışmalarında ameliyat sonrası
Trendelenburg bulgusunun 7 olguda negatif, 7olguda pozitif, 7 olguda
değerlendirilemediğini bildirmektedirler. Hartofilakidis ve arkadaşları55 takip
süresi ortalama 7.1 yıl (2-20 yıl) olan 73 olguluk çalışmalarında ameliyat
öncesi tüm olgularında Trendelenburg bulgusu pozitif iken, ameliyat sonrası 41
(%61) olguda negatif, 26 (%39) olguda ise hafif derecede pozitif olduğunu tespit
etmişlerdir.</p>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında; ameliyat
süresinin uzun olması, fazla disseksiyon gerektirmesi, greft kullanılması gibi
nedenlerden dolayı enfeksiyon primer total kalça protezi uygulamalarına göre
daha fazladır.</p>



<h2><strong>Sonuç</strong></h2>



<p>Doğumsal kalça displazisi veya çıkığı olgularında sekonder
osteoartrit sonucu gelişen konservatif tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen ağrı
ve fonksiyon kaybının cerrahi tedavisinde total kalça protezi uygulamalarının
sonuçları oldukça iyidir. Genç ve beklentisi oldukça fazla olan bu hastalar
genellikle artrodez uygulamasını kabul etmezler. Orta derecede bozukluğu olan
olgularda (Crowe tip I, Tip II) total kalça protezi uygulaması özel bir
deneyimi gerektirmez iken ileri derecedeki olgularda (Crowe tip III, tip IV)
rekonstrüksiyon sırasında cerrahi teknik güçlükler ortaya çıkmaktadır. Genelde
dislokasyon derecesi yükseldikçe (özellikle Crowe tip IV) ameliyat sonrası
kalça değerlendirme puanında azalma ve revizyon oranında yükselmenin olması
anatomik bozukluğun derecesi ile yakından ilişkilidir. Crowe tip III ve tip IV
olgularda total kalça protezi uygulamalarının morbiditesi ve kötü sonuçları
primer total kalça protezi sonuçlarına göre daha fazladır. Asetabuler
rekonstrüksiyonda uygulanan yöntemlerin kabul edilmesinde tartışma olmasına
karşın ilk fiksasyonu vida ile temin edilen çimentosuz asetabuler komponentin
gerçek asetabuluma yerleştirilmesinde fikir birliği oluşmuştur. Eğer asetabuler
komponentin konak kemik ile örtümü %70’den az ise femur başı destek amacı ile
otogreft olarak kullanılır. Greftin asetabuler komponenti örtme miktarı oldukça
önemli olup, bu oran %50’den daha fazla olmamalı ve hatta %40’ı geçmemelidir.
Asetabuler komponentin konak kemik ile örtünmeyen kısmı %30’dan az ise bu
bölümün desteklenmesi için çimento, morsalize otogreft veya allogreft
kullanılabilir. Kotiloplast ve kabul edilebilir yüksek kalça merkezi uygulaması
ile asetabuler komponentin yerleştirilmesinin sonuçları üzerinde henüz fikir
birliğine varılmamış olup bu uygulamalar ile elde edilen sonuçların
değerlendirilmesi devam etmektedir.</p>



<p>Femoral rekonstrüksiyon asetabuler rekostrüksiyon kadar
tartışmalı değildir. Ameliyat öncesi yapılan iyi hazırlık ve planlama ile bir
çok güçlük proksimal (trokanterik) veya sutrokanterik osteotomi yapılarak ve
modüler veya özel yapılan implantlar kullanılarak çözülebilir. Femoral
komponent seçimi genel olarak, femurun boyu, yapısı ve gerekli olan
osteotomiler veya kısalığın miktarı ile ilgilidir. Subtrokanterik osteotomi;
femurun yapısını normale daha yakın hale getirilmesine, metafizyel bölgede daha
iyi fiksasyon temin edilmesine ve çok ince femur medullası olan bazı olgularda
o bölümün çıkarılmasına olanak sağladığı için son yıllarda trokanterik
osteotomiye tercih edilmektedir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/dogumsal-kalca-cikiginin-total-kalca-protezi-ile-tedavisi/">Doğumsal Kalça Çıkığının Total Kalça Protezi İle Tedavisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Çıkığının Nedenleri</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikiginin-nedenleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kalca-cikiginin-nedenleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2020 16:44:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makalemizde, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in verdiği bilgiler doğrultusunda kalça çıkığının nedenleri konusuna değineceğiz. Kalça çıkığı hakkındaki daha önceki yazılarımızda kalça çıkığında birçok farklı durum ve tedavi şekli olduğundan bahsetmiştik. Kalça çıkığında tedavi kısmına detaylı bir şekilde girmeden önce, “Kalça çıkığının bir nedeni var mıdır?”, “Erişkinlik döneminde neden ortaya çıkıyor?”, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikiginin-nedenleri/">Kalça Çıkığının Nedenleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu makalemizde, Ortopedi ve
Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in verdiği bilgiler
doğrultusunda kalça çıkığının nedenleri konusuna değineceğiz.</p>



<p>Kalça çıkığı hakkındaki daha önceki yazılarımızda kalça çıkığında birçok
farklı durum ve tedavi şekli olduğundan bahsetmiştik. Kalça çıkığında tedavi
kısmına detaylı bir şekilde girmeden önce, “Kalça çıkığının bir nedeni var
mıdır?”, “Erişkinlik döneminde neden ortaya çıkıyor?”, “Genetik bir geçiş var
mıdır?”, gibi soruların yanıtları hakkında Ortopedi doktoru Prof. Dr. Ömer
Faruk Bilgen’in görüşlerini aktaracağız.</p>



<p>Kalça çıkığı durumu intrauterin, yani anne karnındayken başlamaktadır.
Anne karnındaki dönemden gelen yetersizliğe ilave olarak doğumdan sonra da gerekli
kontrollerin yapılmaması ve genetik faktörler, kalça çıkığının nedenlerindendir.
Bu nedenle doğumda kontrol, doğum sonrasında kontrol, ilk altı ay içerisinde kontrol,
erken teşhis açısından oldukça önem arz etmektedir. Çünkü kalça çıkığının erken
teşhis durumunda tedavisi oldukça kolaydır. Eğer hasta 15-20 yaşında bile olsa,
kemik gelişimini beklemek yanlış olur. Kalçanın yetişkinliğe kadar yapılacak düzeltici
ameliyatlar, hastanın kalçasının uzun süre kullanılmasına imkân vermektedir.</p>



<p>Geçmişte ebeveynlerin, bebeklerin kalça çıkıklığı olup olmadığı konusunda
bir farkındalığının bulunmadığının altını çizen Prof. Dr. Bilgen, günümüzde
kundak ve benzeri uygulamaların çok yapılmadığını, insanların bu konuda daha bilinçli
hareket ettiğini ifade etmektedir.</p>



<p>Ancak günümüzde de displazi
dediğimiz Tip 1 kalça çıkıklığının arttığını söyleyebiliriz. Dizplazi, çocukluk
dönemindeki tedavinin yetersizliğinden, geç kalmışlıktan dolayı ortaya
çıkmaktadır. Çünkü bir yaşına kadar asetabulum dediğimiz yuvanın gelişimi büyük
oranda tamamlanmış olmaktadır. Bir buçuk yaşından sonra oyukluğun, yuva gelişiminin
tamama yakını bitmiş olur. Dolayısıyla o zamandan sonra yuvada bir çukurluk, derinlik
kapsamasındaki artmayı beklemek yanlış olur. Bu nedenle bir buçuk yaşına kadar bu
ameliyatın yapılması gerekir. Kalça çıkığı kadar erken fark edilir ve ne kadar
erken müdahale edilirse o kadar iyidir.</p>



<p>Bir hastaya röntgen çekilerek
kalçasında displazi tespit edildiğini düşünelim. Ölçüler kontrol edildiğinde,
hastanın kalçasında yetersizlik görülse bile, hastanın şikâyeti, ağrısı, yürüme
aksaklığı ya da kısalığı yoksa, hemen ameliyat önermeyebiliriz. Fakat ileride
problem yaratabileceğini de bilmek gerekir. Bu gibi durumlarda en önemli nokta,
hastanın ve doktorunun farkındalığının yüksek olmasıdır.</p>



<p><strong>NOT:</strong> Sayfa içeriği sadece
bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikiginin-nedenleri/">Kalça Çıkığının Nedenleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Çıkığı Tipleri</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikigi-tipleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kalca-cikigi-tipleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2020 18:03:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalça çıkığı serimizin bu bölümünde, kalça çıkığı tipleri konusuna değineceğiz. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, kalça çıkığında gelişme geriliğinin sebep olduğu hal ile ve tam çıkığa kadar olan sürecin tamamını birbirinden ayrı tutmamakta, aynı kapsam içerisinde değerlendirmektedir. Kalça eklemi henüz yerinde olsa bile, kalçada gelişme geriliği varsa (displazi) bu durumu da [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikigi-tipleri/">Kalça Çıkığı Tipleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kalça çıkığı serimizin bu
bölümünde, kalça çıkığı tipleri konusuna değineceğiz.</p>



<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, kalça çıkığında gelişme geriliğinin sebep olduğu
hal ile ve tam çıkığa kadar olan sürecin tamamını birbirinden ayrı tutmamakta, aynı
kapsam içerisinde değerlendirmektedir. Kalça eklemi henüz yerinde olsa bile, kalçada
gelişme geriliği varsa (displazi) bu durumu da kalça çıkığı vakası olarak
tasnif etmek gerekir. </p>



<p>Kalça çıkığı, ortopedi literatüründe
Tip 1, Tip 2, Tip 3 ve Tip 4 olarak 4 şekilde sınıflandırılmaktadır. Tip 1 en
hafif türken, tip 4 ise en ağır türdür. Tip 4 durumunda kalça tamamen yerinden
çıkmıştır. Tip 4 durumu, artık seçeneklerin neredeyse tükendiği evredir. Bu
gibi durumlarda artık protez ameliyatına geçilebilir ve protez ameliyatları
yapılabilir. </p>



<p>Bu durumda yine de hastanın şikâyeti
ve kendine has durumu önem arz etmektedir. Tip 4 kalça çıkıklarında yapılacak protez
ameliyatı, tamamen çıkmış bir kalçada femurun baş kısmının yerine getirilmesini
amaçlar ve bu gerçekten meşakkatli bir iştir. Cerrahın bu nokrada
hesaplamalarını iyi yapması şarttır. Cerrah kısalığın ne kadar kalacağını çok
iyi şekilde hesap etmelidir. Çünkü bu hastalarda bazen 8-9 santimetreye yakın
kısalıklar olabilmektedir. Bunların hepsini birden aynı anda düzeltilmesi sinir
felci ya da damarla ilgili bir takım komplikasyonlara sebep olabilir. Bu
nedenle cerrahın ameliyat öncesinde planını çok iyi yapması gerekir. Prof. Dr.
Ömer Faruk Bilgen, Tip 4 kalça çıkıklarına uygulanacak protez ameliyatlarının güç
ve zor ameliyatlar olduğunun altını çizmektedir. Hasta, ameliyat öncesinde
muhtemel riskler konusunda çok iyi şekilde bilgilendirilmelidir.</p>



<p>Özel Medicabil Hastanesi Yönetim
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, geçmiş dönemlerde hastaların ağrısı
olmadan asla ameliyat olmadığını, ancak günümüzde teknolojinin de ilerlemesiyle
bu tabunun büyük oranda yıkıldığını ifade etmektedir. Eğer cerrah tecrübeli ve bu
işi yapmaya alışkınsa, hastaya ameliyat öncesi ve sonrasındaki süreci de
açıklayarak ameliyat gerçekleştirilebilir, güzel neticeler elde edebilir.</p>



<p>Mevcut durumunun iyi ve rahat olduğunu söyleyen hastaları ameliyata zorlamak uygun değildir. Hasta ile hekimin ameliyat öncesindeki değerlendirme ve karar aşamasında iletişimi çok önemlidir.</p>



<p><strong>NOT:</strong> Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/kalca-cikigi-tipleri/">Kalça Çıkığı Tipleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişkinlerde Kalça Çıkığı</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/eriskinlerde-kalca-cikigi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=eriskinlerde-kalca-cikigi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 19:17:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalça Çıkığı konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirme yaptığımız yazı dizimizde daha önce bebeklik ve çocukluk döneminde kalça çıkığı ile ilgili bilgi vermiştik. Bu yazımız ise erişkinlerde kalça çıkığı ile ilgili olacak. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in tarifi ile erikinler ve orta yaşlarda kalça çıkığı, bir kalça yerindeyken onun gelişimi, üzerini örten bölümün, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/eriskinlerde-kalca-cikigi/">Erişkinlerde Kalça Çıkığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kalça Çıkığı konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirme yaptığımız yazı dizimizde daha önce <strong><a href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikigi-teshisi-ve-belirtileri/">bebeklik</a></strong> ve <strong><a href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/cocuklarda-kalca-cikigi/">çocukluk</a></strong> döneminde kalça çıkığı ile ilgili bilgi vermiştik. Bu yazımız ise erişkinlerde kalça çıkığı ile ilgili olacak.</p>



<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in tarifi ile erikinler ve orta yaşlarda kalça
çıkığı, bir kalça yerindeyken onun gelişimi, üzerini örten bölümün, yuvanın az
gelişmesi sonucunda ortaya çıkan, displazi denilen, yani az gelişmişlik diye tanımlanan,
kalçanın kemiksel yapısının az gelişmesi ile ortaya çıkan bir bozuklukla
başlar. Bu durum biraz daha ilerler ve kalça yerinden bir miktar ayrılır. Yetersizlik
durumu biraz daha artar, bir miktar daha ayrılır ve tamamen yetersizlik söz
konusu olursa, yuva da yerinde yoksa, küçükse ve gelişmemiş bir haldeyse, kalça
tam çıkık hale gelir. </p>



<p>Özel Medicabil Hastanesi Yönetim
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, bahsettiği tüm bu durumların her
birinin belirli yaşlarda, hastalığın tipine göre tedavi yöntemleri bulunduğunu ifade
etmektedir. Prof. Dr. Bilgen’e göre bu tedavi yöntemlerini çok iyi ayırmak ve
belirlemek gerekir. Kısalık durumu çok fazla değilse, yani 1 cm ya da altında
bir kısalık söz konusu ise ve ağrı yoksa, o zaman bu hastalara düzeltici
ameliyatlar önerilir. Bu semptomlara sahip hastalara protez cerrahisi öncesinden
ziyade düzeltici ameliyatlar tavsiye edilir. Kalçası tam çıkmamış, kalça eklemi
yerinde olan, 1-1,5 cm veya daha az bir ölçüde, kabul edilebilir bir kısalığı
mevcut hastalarımıza çatı ameliyatı, düzeltme ameliyatı ya da femurun, kalça
ekleminin üst kısmını ilgilendiren ameliyatlar ile kalça ekleminin normal
işlevini sağlamasına yardımcı olacak “düzeltme ameliyatları” yapılabilir. Ortopedi
doktoru Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, işte bu noktada erken teşhisin önemini vurgulamaktadır</p>



<p>Protez ameliyatı öncesinde kalçanın
mevcut durumu izin veriyorsa ve kıkırdak dokusu yeterli ise, çok üst düzeyde
bir aşınma yoksa, bu hastalara düzeltme ameliyatı yapılabilir. Böylelikle hastaya
10 yıl veya daha fazla süreyle kendi kalçalarını kullanma imkânı sağlanabilir. Diğer
bir ifadeyle kalçasında tip2 ya da tip1 çıkık olan hastaların düzeltme
ameliyatına ihtiyacı olduğunu belirtmek gerekir. Düzeltme ameliyatının
zamanında yapılmadığı ve bu fırsatının kaçırıldığı durumlarda, protez ameliyatı
tek seçenek haline gelmektedir. </p>



<p>Prof. Dr. Bilgen’e göre bir ortopedi cerrahı hangi ameliyatın hangi hastalık için ve hangi dönemde yapılması gerektiğini titizlikle değerlendirmesi ve aynı hassasiyetle karar vererek uygulaması gerekir. Örneğin 60 yaşında ve kalçası orta düzeyde bozulmuş, birkaç yıldır ağrısı olan bir hastaya osteotomi yani düzeltici ameliyat yapılırsa, bu operasyonun neticesinin çok başarılı olmayacağı aşikardır. Ancak aynı bulgulara sahip, ağrısı biraz daha az, bozuklukları biraz daha az, displazi biraz daha orta düzeyde olan 30 yaşında bir hastaya düzeltme ameliyat yapılırsa, hasta bu ameliyattan ziyadesiyle fayda görecektir. </p>



<p><strong>NOT:</strong> Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/eriskinlerde-kalca-cikigi/">Erişkinlerde Kalça Çıkığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Kalça Çıkığı</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/cocuklarda-kalca-cikigi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarda-kalca-cikigi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 17:14:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir önceki makalemizde “bebeklik döneminde kalça çıkığı, teşhisi ve belirtileri” konusuna değinmiştik.  Bu yazımızda ise “çocuklarda kalça çıkığı” konusundan bahsedeceğiz. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in ifadesiyle, kalça eklemi yerini tamamen değiştirdiği için, çocuk yürümeye başlamasıyla birlikte aksama ve bacakta kısalık ortaya çıkar. Fakat çocukluk döneminde ağrı gözlenmez. Çünkü küçük yaşta ağrı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/cocuklarda-kalca-cikigi/">Çocuklarda Kalça Çıkığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir önceki makalemizde “<strong><a href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikigi-teshisi-ve-belirtileri/">bebeklik döneminde kalça çıkığı, teşhisi ve belirtileri</a></strong>” konusuna değinmiştik.  Bu yazımızda ise “çocuklarda kalça çıkığı” konusundan bahsedeceğiz.</p>



<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in ifadesiyle, kalça eklemi yerini tamamen değiştirdiği
için, çocuk yürümeye başlamasıyla birlikte aksama ve bacakta kısalık ortaya çıkar.
Fakat çocukluk döneminde ağrı gözlenmez. Çünkü küçük yaşta ağrı oluşturacak
kadar bir bozukluk olmamaktadır.</p>



<h2><strong>Kalça Çıkığı Olan Çocuklar Daha Geç Yürüyor</strong></h2>



<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, ebeveynlerin
çocuklarında kalça çıkığı olup olmadığını aşağıdaki noktalara dikkat ederek
takip edebileceğini belirtmektedir:</p>



<ul><li>Kalça çıkığı olan çocukların bacağı kısa olabilmektedir.</li><li>Yürümeye başladığı dönemde çocuğun yürümesinde
aksama olmakta veya yürümesi gecikmektedir. </li><li>Normal süreçte çocuklar bir yaş civarında yürürken,
kalça çıkıklığı olan çocuklar 1,5-2 yaşına kadar yürüyemeyebilir. </li></ul>



<p>Özel Medicabil Hastanesi Yönetim
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, bu konuda tekrar etmekte fayda
gördüğü noktayı ise şu şekilde açıklıyor: “Kalça çıkığı bebeklik döneminde çocuk
sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının kontrol
muayenelerinde ortaya çıkıp, erken teşhis ile tedavi süreci başlatılabilecek bir
durumken geciktirildiği veya göz ardı edildiği zaman çok ciddi sorunlar ortaya
çıkarabiliyor. Bunun sonucunda da bir insanın sonraki bütün hayatını
etkileyecek düzeyde seri bozukluklara sebep oluyor. Bu nedenle önleyici tıp ve
uygulamalarının bu işin temeli olduğunu vurguluyorum. Çocuğun kalçasına ultrason
ile bakılarak bebeklik döneminde, kendine has birtakım açılar ve ölçüler
doğrultusunda ölçülüp değerlendiriliyor. Daha sonraki dönemde gelişme geriliğinin
devam edip, etmeme durumuna göre ameliyat edilip edilmeyeceği konusunda takibi yapılıyor.
İşte bunu ortopedi uzmanlarının muayenesi ile çekilen röntgenler ve bu açılar
iyice değerlendirilip, ameliyat gerekliliği olup olmadığı ortaya çıkarılıyor.”</p>



<p><strong>NOT:</strong> Sayfa içeriği sadece
bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/cocuklarda-kalca-cikigi/">Çocuklarda Kalça Çıkığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kalça Çıkığı</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikigi-teshisi-ve-belirtileri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bebeklerde-kalca-cikigi-teshisi-ve-belirtileri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 15:37:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in Olay TV Reçete Programı’nda aktardığı bilgiler ışığında hazırladığımız bu makale serimizde kalça çıkığı konusuna değineceğiz ve ayrıntılı bilgilendirme yapacağız. İlk olarak “Bebeklerde kalça çıkığı, teşhisi ve belirtileri” başlıklı yazımızı bilgilerinize arz ediyoruz. Bebeklerde Kalça Çıkığının Nedenleri Ortopedi doktoru Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, kalça çıkığının anne [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikigi-teshisi-ve-belirtileri/">Bebeklerde Kalça Çıkığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in Olay TV Reçete Programı’nda aktardığı bilgiler ışığında hazırladığımız bu makale serimizde kalça çıkığı konusuna değineceğiz ve ayrıntılı bilgilendirme yapacağız. İlk olarak “<strong>Bebeklerde kalça çıkığı</strong>, teşhisi ve belirtileri” başlıklı yazımızı bilgilerinize arz ediyoruz.</p>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığının Nedenleri</strong></h2>



<p>Ortopedi doktoru Prof. Dr. Ömer
Faruk Bilgen, kalça çıkığının anne karnında, rahimde yani intrauterin dönemde
başlayan bir bozukluk, hastalık olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca kalça çıkığının,
bebeğin anne karnındaki pozisyonundan, ailedeki genetik yatkınlığa kadar birçok
sebebi olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Bilgen, çocukluk dönemindeki kalça çıkığının
teşhis ve tedavi süreçlerinin, pediatrik ortopedi uzmanları tarafından takip
edildiğinin altını çizmektedir. </p>



<h2><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığı Nasıl Anlaşılır?</strong></h2>



<p>Özel Medicabil Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, anne ve babalara bazı ikazlar yapmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken ve üzerinde durulması gereken soru: &#8220;<strong>Bebeklerde kalça çıkığı nasıl anlaşılır?</strong>&#8220;, sorusudur. Önleyici tedavi olarak bebeklerin, bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından doğar doğmaz muayene edilmesi gerekmektedir. Eğer imkân varsa ve şartlar uygunsa bebeğin bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından muayene edilmesi de bu noktada çok doğru olacaktır. Böylelikle sıkıntı varsa anında görülebilir ve erken teşhisle birlikte uygun tedavi geliştirilebilir. Ebeveynler, bebek dünya geldikten sonraki 6 aylık süreçte kontrolleri aksatmamalıdır. Bunun yanı sıra ara bezini birazcık fazla kullanmaları, bacağı açık tutmaları, kundak yapmamaları da annelerin dikkat etmesi gereken noktalardır.</p>



<p>Prof. Dr. Bilgen, günümüzde Sağlık
Bakanlığı’nın uyarıları sonucunda toplumumuzun bilinçlenmesiyle bu gibi
durumlara daha az rastladığımızı ifade ederken, anne ve babaların artık
geleneksel uygulamaları sürdürmediğini söylemektedir. Ancak birkaç noktanın altının
çizilmesinde fayda vardır. Bebek intrauterin içerisindeyken pozisyonu, genetik
faktörler ya da hormonal değişiklikler sonucunda gelişim ile ilgili birtakım
eksiklikler olabilir. Bu durum eğer çocukluk döneminde atlanır, farkına
varılmaz ise ilerleyen zamanlarda, genç erişkin dönemde, 10 yaşında, 15 yaşında,
20 yaşında, 30 yaşında ortaya çıkabiliyor. Bu noktada erken teşhis ve tedavi önemlidir.</p>



<p><strong>NOT:</strong> Sayfa içeriği sadece
bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/ameliyatlari/bebeklerde-kalca-cikigi-teshisi-ve-belirtileri/">Bebeklerde Kalça Çıkığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişkinlerde Kalça Çıkığı ve Sağlıkta Yalın Yaklaşım &#8211; Line TV Reçete</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/videolar/eriskinlerde-kalca-cikigi-ve-saglikta-yalin-yaklasim-line-tv-recete/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=eriskinlerde-kalca-cikigi-ve-saglikta-yalin-yaklasim-line-tv-recete</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 16:18:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Bursa Özel Medicabil Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, 18 Şubat 2020 tarihinde, Line TV&#8217;de katıldığı Reçete adlı programda, &#8220;Sağlıkta Yalın Yaklaşım&#8221; ve &#8220;Erişkinlerde Kalça Çıkığı&#8221; konularında bilgi vermiştir. Programın tamamını, yukarıdaki linkten izleyebilirsiniz. Konu hakkında detaylı bilgi almak için, iletişim sayfamızdaki kanallardan bize ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/videolar/eriskinlerde-kalca-cikigi-ve-saglikta-yalin-yaklasim-line-tv-recete/">Erişkinlerde Kalça Çıkığı ve Sağlıkta Yalın Yaklaşım &#8211; Line TV Reçete</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Prof. Dr. Ömer Faruk BİLGEN, Line TV - Reçete, MEDICABIL" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/E34oQSN2Ggo?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Bursa Özel Medicabil Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, 18 Şubat 2020 tarihinde, Line TV&#8217;de katıldığı Reçete adlı programda, &#8220;Sağlıkta Yalın Yaklaşım&#8221; ve &#8220;Erişkinlerde Kalça Çıkığı&#8221; konularında bilgi vermiştir.</p>



<p>Programın tamamını, yukarıdaki linkten izleyebilirsiniz. Konu hakkında detaylı bilgi almak için, <strong><a href="https://www.omerfarukbilgen.com/iletisim/">iletişim</a></strong> sayfamızdaki kanallardan bize ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/videolar/eriskinlerde-kalca-cikigi-ve-saglikta-yalin-yaklasim-line-tv-recete/">Erişkinlerde Kalça Çıkığı ve Sağlıkta Yalın Yaklaşım &#8211; Line TV Reçete</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Çıkığı 2.Bölüm Azerbaycan Hazar TV</title>
		<link>https://www.omerfarukbilgen.com/videolar/kalca-cikigi-2-bolum-azerbaycan-hazar-tv/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kalca-cikigi-2-bolum-azerbaycan-hazar-tv</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[omerfb]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Feb 2020 08:41:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Kalça Çıkıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.omerfarukbilgen.com/?p=3403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen: Bazen kısalık olur kısalık giderilir. Kalça Çıkığı olur. Bir tarafı çıkık değildir, öbür tarafı çıkıktır. Aksama gitsin diye onun ameliyatı yapılır, boyu uzatılır, eşit hale getirilmeye çalışılır veya iki tarafı çıkıktır. Kalça çıkığı yuvalarından çanağı yerinden çıkmıştır, onlar yerine getirilir. Bunlar daha zor ameliyatlardır. Tabii ki sonuçta iyi yapılması lazım. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/videolar/kalca-cikigi-2-bolum-azerbaycan-hazar-tv/">Kalça Çıkığı 2.Bölüm Azerbaycan Hazar TV</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen&#039;in Azerbaycan kanalı Hazar TV&#039;deki &#039;Kireçlenme&#039; konulu söyleşisi-Part 2" width="800" height="600" src="https://www.youtube.com/embed/4w-d4QXmPIc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen:</strong> Bazen kısalık olur kısalık giderilir. Kalça Çıkığı olur. Bir tarafı çıkık değildir, öbür tarafı çıkıktır. Aksama gitsin diye onun ameliyatı yapılır, boyu uzatılır, eşit hale getirilmeye çalışılır veya iki tarafı çıkıktır. Kalça çıkığı yuvalarından çanağı yerinden çıkmıştır, onlar yerine getirilir. Bunlar daha zor ameliyatlardır. Tabii ki sonuçta iyi yapılması lazım.</p>



<p><strong>Sunucu:</strong> Doktorlar cerrahi müdahaleleri en sona bırakırlar. Başka
metotları deniyorlar, muayene ediyorlar. Ama dizde ve kalçada proses başlamışsa
ne zaman gelmelidirler ki cerrahi ameliyatlara ihtiyacı kalmasın?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen: </strong>Şimdi bu çok kritik bir soru. Bu
hastalarda genelde bir travma söz konusudur. İlk başta normalde bir ağrı olmaz.
Kalça ekleminde, but çanağında, diz ekleminde, oynağında normal şartlarda bir
ağrı şikâyeti olmaz. Ya çok yorulmuştur ya çok çalışmıştır. Hastaların birçoğunda
olan küçük belirtileri söylüyorum. Uzun bir uçak yolculuğu yapmıştır hasta, o
zaman but çanağında kasık bölgesinde ağrı olur. Bunları ilk fark eder etmez
hemen bir ortopedi uzmanına gitmesi lazım. Bazen bel fıtığı olur bu kasıkta, but
çanağında, dizde, ayak bileğinde ağrıya sebep olur. Bunların hepsinin çok iyi
ayırt edilmesi lazım. Bizim başımıza geliyor, hasta geliyor. Bel fıtığı var,
kalça protezi olmuş. Ya da kalçası bozuk, belinden ameliyat edilmiş. Onun için
her yerinin incelenmesi lazım. İşin en önemli kısımlarından birisi de egzersiz
yapmak. Bakın kilo, kilolu olmak çok kötü, en önemlilerinden birisi egzersiz
yapmaktır. Egzersiz ile eklemlere, yani oynaklara binen yükü adaleler
alır.&nbsp; Dolayısıyla bunların üzerinde
ekleme gelen yük azalır. Yük azalınca kıkırdakların aşınması azalır. Bunlar
azalınca ortaya çıkan ağrılar azalır. Onun için egzersiz. </p>



<p><strong>Sunucu:</strong> Egzersiz yapmak lazım. Ömer Bey vaktimiz daraldı. Kısaca Özel
Medicabil Hastanesi’nde ortopedik hastalıkların cerrahi müdahalesi yapılıyor.
Bir de hastalar size nasıl müracaat edebilir?</p>



<p><strong>Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen: </strong>Biz burada bir ofis açtık. Oradan bize
müracaat edebilirler. Ancak biz Bursa’dayız ve ortopedi ağırlıklı bir
hastaneyiz. Ortopedi ve Travmatoloji bizim hastanenin temel işi, omurga
cerrahisi, but çanağı, diz oynağı, ayak bileği, kalça yani but kırıkları, bunların
hepsinin tedavisi bizim hastanemizde en üst düzeyde yapılır.</p>



<p><strong>Sunucu:</strong> Geldiğiniz için çok teşekkürler. Bir kez daha hatırlatalım.
Konuğumuz, Türkiye’nin Bursa şehrinde Özel Medicabil Hastanesi, Ortopedi ve
Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’di. </p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com/videolar/kalca-cikigi-2-bolum-azerbaycan-hazar-tv/">Kalça Çıkığı 2.Bölüm Azerbaycan Hazar TV</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.omerfarukbilgen.com">Ortopedi Doktoru Prof Dr Ömer Faruk BİLGEN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
